LİVA ANAOKULU

bilgi@livaanaokulu.com

Bulgurlu Mah. Aygül Sok. No:7 Üsküdar

0216 505 40 10

Hafta içi
07:30 - 19:00

Baba Çocuk ilişkisinde dikkat etmeniz gereken önemli hususlar

   Değerli babalar,

Baba ile çocuğu arasındaki nitelikli ilişki, çocuğun duygusal ve sosyal gelişiminde önemli bir rol oynar. Önemli olan çocuğunuzla ne kadar süre birlikte olduğunuzdan ziyade beraber geçirdiğiniz zamanı nasıl değerlendirebildiğinizdir. Sizler çocuğunuz için hem bir sevgi kaynağı hem de örnek alınacak modelesiniz.

Kişiliği gelişmekte olan çocuğunuz, model olarak sizi gözlemler ve taklit eder. Erkek çocuk için cinsel kimlik gelişimi açısından babanın rolü farklı bir önem taşımaktadır. Babalarıyla yeterince birlikte olmayan, dolayısıyla özdeşleşme sürecini yeterince yaşamayan çocukların cinsel kimlik gelişimi sürecinde baba modelinden mahrum büyümeleri, bu konuda olumsuz bir durum oluşturabilmektedir.

Çocuğunuzun size en çok ihtiyacı olduğu dönem okul öncesi dönemdir. Bu dönemde çocuğunuz sizinle kendisini özleştirirken kişiliğinin de temel taşları atılmış olur. Bu nedenle siz babalar okul öncesi yılları çok iyi değerlendirmeli, çocuklarınızla bol bol ortak etkinliklerde bulunmalısınız. Çocuğunuza zaman ayırarak onunla konuşmanız, kitap okumanız, olaylar hakkında onun ne düşündüğünü sormanız, oyunlarında ona eşlik etmeniz ve hatta dokunmanız bile, çocuğunuzun zekâ gelişiminde olumlu etkiler oluşturacaktır. Akşam yemeklerinde, sofraya birlikte oturmayı ihmal etmemelisiniz. Çocuğunuz yemek ortamında, hem sizden görgü kurallarını öğrenecek hem de size o gün yaşadıklarını anlatma imkânı bulacaktır…

Çocuğun disiplin anlayışının gelişmesinde de babanın rolü oldukça önemlidir. Siz kurallara uyması noktasında çocuğunuza fiziksel ya da psikolojik şiddet kullanırsanız oda sizden öğrendiği bu yöntemi kendisinden fiziksel olarak daha güçsüz olanlar üzerinde uygulayacaktır. Bağırmak, azarlamak, cezalandırmak yerine tutarlı kararlı olup net mesajlar vererek çocukta öz disiplini geliştirmeye çalışmak daha etkili olacaktır.

Maymunlar üzerinde yapılan bu deneyde, yeni doğan iki bebek maymundan biri annesinden ayrılarak başka bir odaya konuyor. Burada küçük maymunu bekleyen yapay maket bir anne vardır. Mama mı yoksa anne sıcaklığı mı? Sorusuna çok etkileyici bir yanıt geliyor küçük maymundan. Bebek maymun, kendisine mama verilse de yine de anne sıcaklığını istiyor.

Anne ve çocuk arasındaki bağı ve annenin bebeğini her anlamda besleyebilecek genlere ve ruha sahip olduğunu biliyoruz. Baba için de aynı şey geçerlidir. Bebekler, baba sıcaklığını da ararlar.

Baba da anne kadar önemlidir. Günümüz çalışmaları bize, babanın önemsiz olduğunu göstermiyor. Tam aksine anne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Sıcaklık, şefkat ve vericiliği sadece anneye has olarak algılayamıyoruz artık. Çocuk o sıcaklığı, babadan da görmek istiyor. Ve bir canlı için en temel arzunun maymun örneğinde gördüğümüz gibi ilişki kurmak sıcak bir bağ olduğunu gösteriyor. John Bold Will işte buna bağlanma diyor. Anne babamıza karşı hayatın erken dönemlerinde bir bağlanma geliştiriyoruz ve o bağlanma bizim kişiliğimizin temellerini oluşturuyor. Aslında bütün varlıklarda bağlanma duygusu az ya da çok var, ama en çok insanda var. Mesela bir tay, altı ay sonra belki çok rahat bir şekilde koşuyor, ayaklarının üzerinde duruyor; ama altı aylık bir insan yavrusu, hala bağımlı ve bakıma muhtaç. Dolayısıyla ebeveynlerimizle en güçlü bağı biz insanlar kuruyoruz. İşte o ihtiyaç duyduğumuz aynalamayı, yani anne ve babadan aynalamayı alabildiğimiz sürece kişiliğimizdeki boşluklar kapanıyor. Ama alamadığımız zaman onun eksikliklerini hayat boyu hissediyoruz.

O halde babalık içgüdüsü diye bir şey olabilir ve bir baba da çocuğuna anne sıcaklığı ve yakınlığını gösterebilir. Erkekler eşlerinin hamilelik döneminde, onlarla birlikte değişiyor, eşlerinin yaşadıklarını yaşayabiliyorlar. Onlarda eşleri gibi şişmeler, aşermeler vb. psikolojik değişimler geçiriyorlar.

Yapılan araştırmalar, erkeklerin baba olduklarını öğrendikleri andan itibaren, hormonel bir takım değişikler yaşadıklarını göstermekte. Annenin çocuğuna süt verebilmesinde temel bir yere sahip olan prolaktin hormonu, bu süreçte erkeklerde artmaktadır. İkinci hormon ise, stres hormonu olarak bilinen, annenin çocuğa bağlanmasında önemli bir rol oynayan kortisoldur.  Kortisol düzeyi yüksek olan annelerin, düşük seviyede olanlara göre, bebeklerinin ihtiyaçlarını daha iyi anladıkları görülmüştür. Yapılan araştırmalar, bebeğin doğumuna 3 hafta kalan erkeklerin kortisol seviyelerinin en üst düzeye ulaştığını göstermektedir.  Bu artışta erkeğe bebek sahibi olacaksın düşüncesini ve hissini hatırlatmaktadır. Böylelikle, erkek kendisini bu sürece hazırlamaya başlamaktadır (Cauveda Geleneği).

Yine yapılan araştırmalar; bebeğin doğumuna 3 hafta kala erkeklik hormonu olarak algılanan, rekabet, agresyon ve cinsel dürtülerle ilişkili olan testosteron hormonunun seviyesinin azaldığını göstermekte. Bu hormonlardaki azalma, babanın çocuğunun bakımıyla daha uzun süre ilgilenmesi, bebeğini kucağında daha uzun tutmasıyla, diğer bir değişle bebeğiyle ilgilenmesiyle ilişkilidir. Son hormon ise estrojen’dir. Bu hormonun artışı doğumdan 30 gün önce başlar ve doğumdan sonraki 12 hafta boyunca devam eder.  Estrojen, kadınlarda bulunan bir hormon olarak bilinir, ancak az miktarda da olsa erkeklerde de bulunur. Babalığa hazırlanan erkek, bu hormonel değişiklikler ile farklılıklar yaşamakta ve babalık sürecine kendisini hazırlamaktadır. Sonuç olarak; kadınların hamilelik sürecinde yaşadığı değişikliklerin benzerini erkeklerde babalık sürecinde yaşamaktadır (Acar, Sevilay; Babalardan Babalara).

     Çocuklarınızla olan iletişiminizde dikkat etmeniz gereken hususlar

  • Öncelikle çocuğunuza davranışlarınızla iyi bir model olmalısınız.
  • Çocuğunuza sevgi ilgi göstermeli zaman ayırmalısınız. Böylece çocuğunuz kendisine değer verildiğini ve sevildiğini hisseder, mutlu olur.
  • Çocuğunuza olan sevginizin içten sıcak ve koşulsuz olduğunu ona hissettirmelisiniz.
  • Bebeklik döneminde çocuğunuzun öz bakım ihtiyaçlarıyla ilgilenmiş olmanız, çocukluk döneminde onunla daha içten ve samimi bir ilişki kurmanızı da kolaylaştıracaktır.
  • Çocuğunuzu olduğu gibi kabul etmeli ve onu başkalarıyla kıyaslamamalısınız.
  • Çocuğunuzun çabalarını, olumlu davranışlarını desteklemeli, olumsuz davranışlarını desteklemeli, olumsuz davranışları karşısında sabırlı, sakin ve yapıcı olmalısınız.
  • Çocuğunuzun hayatınızdaki önemini ona sık sık ifade etmelisiniz.

Baba ile ilişkisi sağlıklı olan, babasından sevgi ve ilgi gören çocuğun kendisiyle barışık, okul döneminde başarılı, arkadaşlarıyla uyumlu ve liderlik yapısının gelişmiş olduğu gözlemlenmektedir. Yetenekleri artmış çocukların babaları ile olan ilişkilerine bakıldığında karşımıza yine aynı sonuç çıkmaktadır. Yani; ilgili ve sevgili baba mutlu ve yetenekli çocuk…

Comments are closed.