LİVA ANAOKULU

bilgi@livaanaokulu.com

Bulgurlu Mah. Aygül Sok. No:7 Üsküdar

0216 505 40 10

Hafta içi
07:30 - 19:00

Çocuklara Beslenme Alışkanlığı Kazandırmanın 9 Püf Noktası

Yemek yeme hemen hemen her annenin yaşadığı stresli bir durumdur. Bitmeyen tabaklar, ret edilen yemekler annenin hem vicdanen azap duymasına hem de çocuğun gelişimiyle ilgili yaşanan endişelere neden olur.

Özellikle ilk iki yıl bilinçaltı dediğimiz daha sonra hatırlayamayacağımız beyinde alt bir sistem gelişir. Korkularımız, ret ettiklerimiz, arzularımız, bastırdığımız duygularımız.. İşte burada çocuk eğer yemek yeme konusunda zorlanmış ise ya da bu çok önemli bir konu olarak sürekli vurgulanmış ise ileride de bu çocuğun yemekle ilgili sıkıntıları olması hiç şaşırtıcı olmayacaktır. Çünkü bilinçaltına yazılan kod “ yemek yemek zor bir iş”. Bu kod ileride ya tamamen iştahsız ve sürekli yemek seçen bir kişiliğe iter çocuğu.. Ya da tam tersi bastırılmaya çalışılan bir duyguya bu da obeziteye imza atar. Yemek yeme alışkanlığı sanılanın aksine beyin fonksiyonu ile bağlantılı bir durumdur.

 

ÇOCUKLARDA BESLENME ALIŞKANLIĞI KAZANDIRMAK İÇİNNE YAPMALIYIZ?

 

  1. Yemek yedirirken televizyonizletmek doğru bir alışkanlık değildir. Özellikle televizyonla yemek yiyen çocuklar aslında ne yediğinden çok televizyona odaklanır. Haliyle yemek işlevini öğrenemezler.
  2. Çocuğa yemek konusunda ısrarcı davranılmamalıdır. Zorla yedirmeye çalışmak çocukta kendi yaşamını kontrol isteğini daha fazla uyarır ve iştah yerine inatlaşma artar.Yemek düşüncesi “kontrol ve inat” gibi olumsuz kavramların bir arada hatırlanmasına sebep olur. Zorla yemek yedirme sonucu oluşacak kısır döngü içinde, çocukla aile arasında iletişimin bozulabilir ve sağlıksız beslenme ortamının çocukta öfke nöbetlerine sebep olabilir. Baskıyla, rüşvet ya da tehditle yemek yedirmek ne beden sağlığına, ne de ruh sağlığına yarar sağlamayacaktır.
  3. Zamanında ve yeterli miktarda yemediği, etrafı kirlettiği, çok yediği için ya da başka nedenlerle çocuğa baskı yapmak, bağırmak, korkutmak, zorla yedirmeye çalışmak, cezalandırmak gibi davranışlar çocuk   üzerinde sonradan düzeltilemeyecek izler bırakabilir.
  4. Yemek saati yaklaştıkça çocuğa açlıktan, acıkmaktan söz edilebilir. Yemek sonrasında ise doymaktan   bahsedilebilir. Böylelikle açlık-tokluk hissini söze dökerek daha fazla farkındalık kazandırılır.
  5. Ayrıca hayat için önem taşıyan görgü kuralları sofrada öğrenilir. Masa etrafında  yaşanılan ve paylaşılanlar çocukların sosyal davranış yapılarını oluşturur.
  6. Ebeveyn olarak sizler de iştahsızsanız veya aşırı iştahlıysanız genetik faktörün önemini göz önüne almalısınız.
  7. Her çocuğun yemek ihtiyacı ve bünyesi farklıdır çocuğunuzu başka çocuklarla kıyaslamamalıdır.
  8. Çocuğun yemeğini kendisinin yemesi teşvik edilmelidir. Fakat yemek yerken yetişkinler kadar becerikli olması beklenmemelidir.Dolayısıyla üstüne ve etrafına dökmesi durumunda çocuğa olumsuz bir tepki verilmemelidir.
  9. Yemek saatleri tüm ailenin katılımının sağlandığı faydalı sohbetlerin yapıldığı çocuğun iyi vakit geçirdiği zamanlar olmasına özen gösterilmelidir.

 

 

 

 

Comments are closed.